Sıklıkla böbrek taşı olarak bilinen üriner sistem taş hastalığı, idrar yollarının herhangi bir yerinde böbrek, üreter (mesane ve böbrek arasındaki kanal) idrar kesesi ve mesaneden sonraki idrar yolunu oluşturan üretrada görülebilir.

Üriner sistem taş hastalığı, üroloji pratiğinde sık rastlanan hastalıklardan biridir. Sıklık açısından 20-50 yaş arası erkeklerde kadınlara göre 3 kat fazla görülür. Siyah ırkta daha az görülmekle birlikte balık ağırlıklı beslenen Eskimolarda hiç görülmemektedir. Sıcak iklimlerde ve protein ile karbonhidrat ağırlıklı beslenen toplumlarda sık görülmektedir.
Çocukluk çağında çoğunlukla tekrarlama eğilimindedir ve beslenme bozukluklarına bağlı özellikle ülkemizde Güneydoğu Anadolu bölgesinde karşılaşılan kronik rahatsızlıklardan biridir. Çocukluk çağında kız ve erkek çocuklarda eşit oranda karşımıza çıkmaktadır


Taş Hastalığı Nasıl Oluşur?
Genel olarak taş olumu oldukça karmaşık bir süreçte meydana gelir. Kabaca 5 temel sebebi vardı:
1. Metabolik değişiklikler:
2. İdrar yolu enfeksiyonu
3. Anatomik bozukluklar
4. Diyet ve sıvı alımında dengesizlik
5. İlaçlar

Üriner Sistem Taşların Belirtileri Nelerdir?
Çocuklarda huzursuzluk ve kusma gibi belirtiler yanında yan ağrısı ve idrarda kanama en sık görülen klinik belirtilerdir
Yetişkinlerde ise taşın yerleşimine göre bulgular değişir. Ana bulgular şiddetli yan ağrısı ve idrarda kanamadır. Ağrı sağ ve sol yandan başlayıp kasıklara ve testislere yayılan ağrıdır. Taş nedeniyle oluşan ağrının doğum sancısından ve ateşli silah yaralanmasına bağlı oluşan ağrıdan daha şiddetli olduğu belirtilir. Ağrıya terleme, bulantı kusma gibi bulgular eşlik edebilir. Mesaneye yakın taşlarda sık idrara çıkma, mesane taşlarında idrarını yapamama, kesik kesik yapma klinik belirtilerin başlıcalarıdır. Taş veya taşlar tek böbrekli bir hastada tek taraflı veya iki böbrekli bir hastada her iki tarafta idrar yolunu tamamen tıkarsa idrar dışarı çıkama. Buna acil müdahale edilmezse hastanın böbrek yetmezliğine girmesine neden olabilir. Tek taraflı taşlar hasta tarafından önemsenmezse ve idrar yolunu tamamen tıkarsa böbreğin fonksiyon kaybına giden bir süreç yaşanır.

Taş Hastalığının Tanısı Nasıl Konulur
Üriner Sistem Taş Hastalığı tanısı iyi bir hasta hikayesi, laboratuar ve radyolojik değerlendirmeyle kısa sürede konulabilir.
Bu amaçla öncelikle hasta üroloji uzmanı tarafından dikkatlice değerlendirilmeli, idrar, kan tetkikleri yapılmalıdır. Taşların %90 ını halk arasında siyah beyaz film olarak adlandırılan Direkt Üriner Sistem Grafisinde (DÜSG) görülür. Ancak taşların yerleşimlerini ve böbrekte yaptığı harabiyeti ultrasonografi, tomografi ve gerekirse intravenöz piyelografi yapmadan anlamak mümkün değildir. Bu nedenle DÜSG taşların takibinde kullanılmasında yarar vardır.

Taş Hastalığında Medikal Tedavi
En önemlisi hastanın ağrısının kesilmesi gerekir bu amaçla doktor önerisiyle damardan yada kalçadan ağrı kesiciler uygulanmalıdır.
Teorik olarak 5mmden küçük taşların herhangi bir müdahale (taş kırma veya açık kapalı operasyon) gerek duymadan düşürülmesi gerekir. Bu amaçla yardımcı tedavi destekleri verilir
Taş Hastalığında Cerrahi Tedavi
Kendiliğinden düşmeyen, ağrıya, enfeksiyona, böbrek fonksiyon kaybına neden olan taşlara müdahale yapılması gerekir. Bu amaçla gelişen teknolojiliyle birlikte üriner sistem taş hastalığında açık ameliyatlar zorunlu olmadıkça güncelliğini kaybetmiştir.
Gebelik ve kan pıhtılaşma problemi olan hastalar dışında böbrekte yer alan 2cmden küçük taşlarda böbrek fonksiyonlarını değerlendirdikten sonra ilk seçenek vücut dışından taş kırma (ESWL) işlemidir. Uygun şekilde ve mutlaka üroloji uzmanı önerisi ve kontrolünde yapılmalıdır. Başarı oranı%80' lere kadar çıkabilir. Böbrekle mesane arasındaki kanaldaki taşlarda başarı oranı mesaneye yaklaştıkça azalmaktadır.
Taş kırmanın başarısız olduğu durumlarda hastanın durumu da değerlendirilip kapalı böbrek ve üreter taş ameliyatları (PCNL veyaURS) yapılmalıdır. Böbrek taşlarında yapılan PCNL operasyonunda yan taraftan küçük bir delik açılarak kılıf içerisinden böbreğin içine girilmekte küçük taşlar direkt alınırken büyük taşlarda kırılarak parçalar halinde alınabilmektedir. Kanaldaki veya böbrekteki küçük taşlarda yapılan URS operasyonunda yine ince ışıklı bir aletle önce idrar kesesine daha sonra hangi taraf kanalında taş varsa o tarafa girilip taşlar kırılıp çıkarılmaktadır. İşlem sonrası küçük taş parçalarını düşmesi için geçici bir süre stent bırakılmaktadır
Açık taş ameliyatları genel olarak üriner sistem taş hastalığında günümüzde %5 in altında oranlarla yapılabilmektedir. Bu amaçla idrar kesesinin büyük taşlarında açık taş ameliyatları tercih edilmektedir.
Sonuç olarak üriner sistem taş hastalığı dikkatlice değerlendirilmeli ve gerekli durumlarda müdahale edilmelidir. Tanıda veya müdahalede geç kalındığında böbrek fonksiyonlarında bozulmalar kaçınılmaz olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Hastaneler